Konuşmada özgüveni ifade etmek ile düşük özgüven belirtileri göstermek arasında keskin bir fark vardır. Fark, seçtiğimiz kelimelerde yatar. Bazı ifadeler, gizlemeye çalışsak bile, güvensizliklerimizi farkında olmadan açığa çıkarabilir. Sonuçta, konuşma, zihinlerimize açılan bir penceredir. Dikkatle gözlemleyin ve bir bireyin özgüvenini ya da eksikliğini görebilirsiniz.
Önemli noktaları göster
Konuşma alanında seçtiğimiz kelimeler, özgüvenimizi yansıtmak açısından kritik bir rol oynar. "Üzgünüm ama..." ifadesi, genellikle düşük özgüvene sahip kişilerin ağzından çıkan bu tür ifadelerden biridir. Bir beyanat veya fikri paylaşmaya tam olarak güvenemedikleri için bir feragatname, bir başlangıç işlevi görür. Bu özür dileyen giriş, rahatsızlık yaratma veya iddialı görünme korkularını ince bir şekilde açığa çıkarır. Sanki, ilk etapta bir fikre sahip oldukları için özür dilemeleri gerekiyormuş gibi hissederler. Temel olarak, bu ifade onay arama ve çatışmalardan kaçınma etrafında döner - her ikisi de düşük değer algısının klasik işaretleridir. Bu, olası olumsuz tepkilere karşı bir güvenlik ağıdır. Unutmayın, herkesin fikirlerini ifade etme hakkı vardır. Bunun için özür dilemeye gerek yok. Dolayısıyla, kendinizi bu ifadeye varsayılan olarak kullanırken buluyorsanız, nedenini düşünmek için bir an durun.
Düşük özgüvenin diğer bir ana ifadesi ise "Bu saçma olabilir ama..." dır. Bu kendini küçümseyen başlangıç, kişinin düşüncelerini veya fikirlerini önceden küçültmenin bir yoludur. "Bu saçma olabilir ama, bu açıdan bakmayı hiç düşündük mü?" veya "Bu aptalca bir fikir olabilir ama bu yaklaşımı denemeyi düşündük mü?" gibi cümleleri kendiniz kullanırken bulabilirsiniz. Zamanla, bu ifadeyi savunma mekanizması olarak kullandığınızı fark edeceksiniz; potansiyel eleştirinin etkisini yumuşatma çabası, düşük özgüveni açığa çıkarır. Unutmayın, fikirleriniz değerlidir. Onları küçümsemeye gerek yok. Bu ifadeyi sık sık kullanıyorsanız, nedenini araştırmak ve özgüveninizi güçlendirmek faydalı olabilir.
"Hiçbir şeyde iyi değilim" ifadesi, düşük öz güvenin bariz bir göstergesidir. Yetenek veya beceri eksikliğine olan inancı ortaya koyar, bu çoğu zaman doğru değildir. Amerikan Psikoloji Derneği'nin bir çalışmasına göre, insanlar genellikle yeteneklerini küçümseme eğilimindedir. Dunning-Kruger etkisi olarak bilinen bu fenomen, özellikle düşük öz güvene sahip bireyler arasında yaygındır. Dolayısıyla, birisi "Hiçbir şeyde iyi değilim" iddiasında bulunduğunda, bu genellikle onların öz algılarından daha fazla bahseder. Bunu tanımak, öz güveni inşa etme ve yeteneklerinize güvenme yolunda ilk adım olabilir. Unutmayın, herkes bir şeyde yetkindir, henüz farkına varmamış olsalar bile.
Düşük öz değer işaret eden bir diğer ifade de "Sadece şanslıydım" ifadesidir. Bu ifade, kişinin yeteneklerini küçümseyerek başarılarını sırf şansa bağladığını ima eder. Bir kişi başarılarını sürekli olarak şansa bağladığında, bunu hak etmediğine veya kendi başına başarma kapasitesine sahip olmadığına inanmıyor olabilir. Bu, şansın başarıda rol oynamadığını söylemek değildir - çoğu zaman rol oynar. Ancak, başarılarınızı sürekli olarak şansa atfetmek, sahtekarlık sendromunu, yani bireylerin başarılarından şüphe duymasına neden olan bir psikolojik modeli gösterebilir. Bu ifadeyi sık sık kullanıyorsanız, başarıya götüren çaba ve becerileri kabul edip kutlama zamanı gelmiş olabilir, her şeyi şansa bağlamak yerine.
"Kimse benim fikrimi umursamıyor" ifadesi, düşük öz değerin acı verici bir göstergesidir. Başkaları tarafından fikirleri ve düşünceleri değersiz ve takdir edilmemiş olarak hisseden birinin haykırışıdır. Bu inanç, geçmişte fikirlerinin göz ardı edildiği veya aşağırlandığı deneyimlerden kaynaklanmış olabilir, bu da acı verici bir şekilde düşüncelerinin önemsiz olduğuna varmasına yol açar. Ama işte gerçek: Herkesin düşünceleri ve görüşleri önemlidir. Her birimiz, bireysel deneyimlerimiz ve içgörülerimizle şekillenen benzersiz bir perspektif sunarız. Siz veya tanıdığınız biri bu ifadeyi sık sık kullanıyorsa, her sesin önemli olduğunu hatırlamak önemlidir, sizin de. Fikirleriniz ve inançlarınız değerlidir ve duyulmayı hak ederler.
"Yapamam" ifadesi tekrarlanırsa, düşük öz değer işareti olabilir. Yeni şeyler deneme veya zorluklarla yüzleşme yeteneğini sınırlayan kendini yenilgiye uğratan bir kehanettir. Özellikle tanıdık olmayan işler ile karşılaşıldığında, bu ifadeyle sürekli karşılaşma zamanı gelir. "Yapamam" demek, başarısızlık olasılığıyla yüzleşmekten daha kolaydır. Ancak zamanla, bu ifadenin iyi yerine zarar verdiğini öğreneceksiniz. Tam potansiyelinize ulaşmanızı engelleyen zihinsel bir bariyer oluşturur. Dolayısıyla, kendinizi "Yapamam" derken bulduğunuzda, durun ve görevin kendisinin korkutucu mu yoksa sadece başaramama korkusunun mu olduğunu düşünün. Unutmayın, her uzman bir zamanlar acemiydi. Her başarı, deneme kararıyla başlar.
Düşük öz değer öneren ifadelerden biri de "Bunu hak etmiyorum"dur. Bu, kişinin başarıyı, mutluluğu, sevgiyi veya hatta saygıyı hak etmediğine dair bir inancı yansıtır. Bu zihniyet, geçmiş deneyimlerden veya kökleşmiş olumsuz inançlardan kaynaklanabilir, kişinin hayatında iyiliği hak etmediğini hissetmesine yol açabilir. Ancak gerçek şu ki, herkes mutluluğu, başarıyı ve sevgiyi hak eder. Öz değer, geçmiş hatalardan veya dış onaydan belirlenmez, içten gelir. Kendinizi sık sık "Bunu hak etmiyorum" derken buluyorsanız, bu duygularla yüzleşme ve kendi öz değeriniz olduğuna inanma üzerine çalışma zamanı olabilir. En az diğerleri kadar iyi şeyleri hak ediyorsunuz.