İşi oyunun karşıtı olarak düşünmek ve "Çalışmak zorundayız" diyerek oyun oynamamayı haklı göstermek yaygındır. Ancak, hekim ve araştırmacı Stuart Brown'un "Oyun" adlı kitabında belirttiği gibi, iş oyunun karşıtı değildir; depresyon onun karşıtıdır. Bu gerçek, modern hayatta oyunun yokluğunu oldukça üzücü kılar. Depresyon yaşayan kişiler genellikle oyun ölçeğinde düşük puan alır ve oyun, depresyon için bir çare olabilir. Oyun tanımlamak zordur çünkü eğlence içindir. Risk, belirsizlik ve istemli kontrol kaybı içirir. Oyun, tekrar, değişim ve doğaçlamayı içerir, bizi genellikle yapmayacağımız şeyleri yaptırır. Her oyun fiziksel olmasa da, en saf halleri bedenimizi meşgul eder—alışmadığımız şekillerde hareket etmeyi içerir.
Önemli noktaları göster
Hayvan krallığı genelindeki canlılar büyüme, sosyalleşme ve zihinsel sağlık için oyuna ihtiyaç duyar. Gençler aynı sebeplerle oyuna ihtiyaç duyar, ancak bu onlara özgü değildir. Araştırmalar, yetişkinlerin de oyun oynaması gerektiğini göstermektedir. Bu, ne yaptığınızla değil, nasıl yaptığınızla ilgilidir. Açık hava fiziksel aktivitesi otomatik olarak oyun demek değildir. Yirmili yaşlarımda, koşu benim ana açık hava aktivitemdi. Kısa sürede yoğun egzersiz sağlıyor, ekipman gerektirmiyor ve her yerde yapılabiliyordu — şehirde ya da kırsalda. Geri dönüp baktığımda, koşu beni doğal alanlara götürdüğünde bile doğayla bütünleştirmedi. Yer neresi olursa olsun, endişe ve düşünceye dalmış haldeydim. O zamanlar yaptığım koşu, oyunun zıttıydı.
Düzenliydi, kendiliğinden değildi. İyi olduğunu düşündüğüm için koştum. Elbette, neşeli anlar vardı—ama genellikle sonrasında iyi hissettirdi. Daha çok disiplinle alakalıydı, keyifle değil, yavaş ilerliyordu. Aksine, şu anki açık hava aktivitelerim sadece keyif odaklı. Düşündüğümde bile beni heyecanlandırıyorlar. Az bir disiplin gerekiyor—tıpkı o çocuğum yine, akşam yemeğine çağrılana kadar dışarıda kalmak istiyor. Gerçekten, mesele aktivite değil, nasıl yapıldığı. Koşu da eğlenceli olabilir. Saati geride bırakın. Yollarda değil, patikalarda koşmayı deneyin. Patikadan tamamen uzaklaşın. Karışık zeminlerde, dalga kenarında, çıplak ayakla, çiyli çimenlerde, yağmurda ya da hatta karda koşun. Bir top sürerek ya da uçan bir diski kovalayarak koşun. Zıplayın. Şarkı söyleyin. Yarışın. Bir dönüşte salsa yapın. Bunlar, koşmayı daha eğlenceli ve daha az rutin hale getirmenin yolları.
Oynarken yapılan hareketler karmaşık olmamalı. Temel hareket kalıplarında net olmalı - herkes için uyarlanabilir işlevsel hareketler - bireysel zorluklarla. Sırtınızda eşyalar taşıyabilir, hayvan yürüyüşlerine odaklanabilir veya ebeleme ya da tenis gibi oyunlar oynayabilirsiniz. Zihninizi kullanarak fiziksel aktiviteyi daha ilginç hale getirin ve motivasyonu artırın. Örneğin, ayı yürüyüşleri yaparken, diken kaplı bir dalın altından geçiyormuş gibi hayal edin ve vücut pozisyonunuzu buna göre ayarlayın. Bu çocuk oyunu gibi görünebilir, ancak beyni bu şekilde meşgul etmek kas aktivasyonunu artırabilir ve sizi daha fazla çalışmaya itebilir.
Açık hava, daha derin ve zengin hale gelen daha geniş, açık, daha az organize, tahmin edilemez ve kontrol edilebilir bir ortam sunar. Yol bisikleti, düz su kayağı, yol koşusu ve hızlı yürüyüş harika aktiviteler ancak özellikle düzenli olarak yapılırsa varyasyonsuz bir şekilde eğlence puanında düşük görünebilirler. Eğer açık havada zamanınız bunlarla sınırlıysa, onları zaman zaman farklı şekilde yapmayı düşünebilirsiniz. Oyun isteklerini karşılamak esastır. Dağ bisikleti, patika koşusu, beyaz su kayağı, yokuş aşağı kayak ve hazine avcılığı gibi hobiler daha heyecan vericidir. Eğer denemediyseniz, yapmayı düşünmelisiniz. Yeni bir şey denemek doğuştan gelen bir harika çocuk gibi hissetmenin harika bir yoludur. Oyunda kendimizi buluruz.
Ebeveynler olarak anladığımız bir şey, çocuklarımızın yetişkin olarak yaptıklarımızdan ya da yapmadıklarımızdan etkilendiğidir. Eğer hareketi cezai bir şey olarak sunarsak, çocuklarımız hareketi ve aktiviteyi ceza olarak görecek ve korkulacak bir şey olarak değerlendirecektir. Aktivitelere oyun olarak ve coşkuyla yaklaşmak, çocuklarımıza da hareketten keyif alma şansı verir. Oyun, yaşa bakılmaksızın temel bir aktivitedir. Yetişkinler olarak, yeniden oyun oynamayı öğrenmek önemlidir—bu fiziksel aktivite yönergelerine uyum sağlamamıza yardımcı olabilir!