Çocuğunuzun özellikle halka açık yerlerde öfke nöbetleri geçirmesi sizi sinirlendiriyor mu? Bu makale, çocuğunuzun ağlamak, bağırmak ya da bazen uygunsuz dil kullanmak gibi birçok olumsuz davranışının nedenlerini anlamanızı sağlar.
Önemli noktaları göster
Çocuğunuzun terbiyesizliği değil, dili eksik. Psikologlar, bu tür davranışların zayıf dil becerilerinden kaynaklandığını, bu da çocuğu öfkeli veya incinmiş duygularını kelimelerle iletemedikleri için çaresiz hissettirdiğini açıklar. Yüzme bilmediğinizi ve birinin sizi 6 veya 7 metre derinliğinde bir havuza ittiğini hayal edin. Nasıl tepki verirsiniz? Çıkmak için kibarca ve sakin bir şekilde yardım ister misiniz? Büyük olasılıkla, bağırır ve havuzun sularında çırpınırsınız.
Bir çocuk, üzüntü, hayal kırıklığı, öfke veya ezici bir acı gibi yoğun duygular hissettiğinde, duygularının şiddetini dil kullanarak ifade etmekte zorlanır ve bunun yerine ilk öğrendikleri ifadelerden olan ağlama ve bağırmaya başvururlar. Bu öfke nöbetleri, sıkıldıklarında, acıktıklarında, yorgun olduklarında veya bitkin olduklarında da meydana gelir.
Çocukların, özellikle daha büyük çocuklarda, bu tür davranışları sergilemelerinin başka nedenleri de vardır, genellikle kıskançlık duyguları, istediklerini elde etmek için duygusal manipülasyon veya sadece diğer çocukların davranışlarını taklit etme gibi.
Bir çocuğun davranışını başarıyla değiştirmek için, onlara farklı duygularını sağlıklı ve nazik yollarla ifade etmelerini öğretmek önemlidir. Bu makalenin size bu konuda yardımcı olabileceği şekilde takip edin ve çocuğa yardımcı olamazsanız veya çocuk kendilerine ya da başkalarına zarar veren şiddetli öfke nöbetleri sergiliyorsa bir uzmana başvurabileceğinizi unutmayın.
Çocuklar, 7 aylıkken itibaren ağlayarak duygularını ifade etmeye başlarlar ve iki ila üç yaşlarında duyguları ifade etmeyi öğrenirler. Anaokulu çağından itibaren, çocuğunuza öfke, üzüntü ve acı gibi farklı duyguları öğretebilirsiniz. Farklı duyguları gösteren yüz ifadelerini tasvir eden flaş kartlar veya oyuncaklar kullanın. Çocuğunuzla, yaşına uygun bir şekilde, her duyguyu ne zaman hissedebileceklerini tartışın. Çocuğunuzun karşılaştığı günlük durumlardan yararlanın. Bazen bir çocuğun öfkesi, kendi duygularını anlamamaktan kaynaklanır.
Çocuğunuz ağladığında veya öfkelendiğinde bir emoji panosu veya duygu kartları kullanabilirsiniz. Onlardan hissettikleri yüzü işaret etmelerini isteyin, sonra onlarla sakin bir şekilde konuşmaya başlayın. Çocuğu suçlamaktan veya bağırarak durdurmaya çalışmaktan kaçının. Onları sakinleştiremezseniz, onları sakinleşene kadar sabırla yanında oturun. Çocuklar 3 ila 4 yaşlarında temel duygularını kelimeler ve çizimlerle ifade etmeye başlar.
Çocuklar, 3 ila 4 yaşlarında başkalarının duygularını anlamaya başlarlar. Çocuğunuzla, başkalarının da duyguları olduğunu tartışın ve onlara başkalarının yüz ifadelerini ve beden dilini okumalarını öğretin. Bu, duygularını yönetmelerine ve diğer kişi yatışıncaya kadar sakin kalmalarına yardımcı olur, ardından sakin bir şekilde konuşur. Bu durum, çocuğun sosyal zekasını geliştirir ve düşünceli ve empatik oldukları için arkadaşlıklar kurmalarına yardımcı olur.
İster çocuk ya da yetişkin olun, olumsuz duygular hissettiğinizde başa çıkma stratejileri uygularsınız; bazı stratejiler olumsuz, bazıları ise olumludur. Çocuğu ergenlik dönemlerinde eğittiğimiz için, onları öfke ya da üzüntüyü sağlıklı yöntemlerle yatıştırmak için olumlu stratejileri aşılamak kolaydır.
Eğer çocuğun çok kızdığını fark ederseniz, ona "Tatlım, neden sakinleşip sonra konuşmuyoruz? Müzik dinlemek ya da çizim yapmak ister misin, sonra konuşabiliriz?" diye sorun. Müzik dinlemek, çizim yapmak, baloncuk üflemek, stres topuyla veya futbol topuyla oynamak ya da hatta soğuk su içmek gibi aktiviteler çocuğu yatıştırır ve duygusal kontrolü geri kazanmalarına yardımcı olur, böylece ardından konuşabilirsiniz.
Çocuk, tercih ettiği yöntemi seçtiğinde, onu iyi hissettiren yol olarak düşüncelerinde bağlantı kurar, böylece ileride öfkesini yatıştırmak için tekrarlaması daha olası hale gelir.
Çocuğunuzu üzgün ya da kızgın yapan tetikleyicileri belirledikten sonra, hayali bir karakterin benzer "tetikleyiciler" yaşadığı bir hikaye yazın veya hatta anlatın ve bu durumları nasıl yönetebileceğini gösterin. Çocuğunuza sık sık hayali karakteri hatırlatın. Hikaye anlatımı, yetişkinler için bile olumsuz duyguları hafifletmede etkili olduğu kanıtlanmış bir sanat biçimidir. Çocuğunuz büyüdüğünde, olumsuz duyguları ifade etmek için yazmayı teşvik edin. Bu durumda yazı, özel bir yetenek gerektirmez—kelimeleri olumsuz enerji duygularını serbest bırakmaya kanalize etmek yeterlidir.
Hayali oyunlar da çocuğun iletmek istediğiniz mesajı kavramasına yardımcı olur. Hikayeyi anlatmak yerine, çocuğunuzla birlikte senaryoları canlandırın.
Çocuğunuzun öfkelendiğinde sakin kaldığını ve duygularını kontrol ettiğini fark ettiğinizde, bu davranışını övün ve ödüllendirin, çünkü bu, çocuğu gelecekte bu davranışı tekrarlamaya teşvik edecektir. Kontrolünü kaybederlerse, sakinleştikten sonra onlara rehberlik edin, "Tatlım, biliyorum kızgınsın ama kızdığında bu şekilde yönetme konusunda anlaşmıştık..."
Çocuklar gözlemleyerek ve taklit ederek öğrenir, öncelikle ebeveynleri ve kardeşlerini, ardından akranlarını kopyalarlar. Biz yetişkinler sinirlendiğimizde bağırıyor ya da küfrediyorsak, çocuklara duygularını kontrol etmeyi ve sağlıklı bir şekilde ifade etmelerini öğretmemiz mümkün değildir.