Dişler, insan hayatının en etkili parçalarından biridir ve birçok açıdan etki eder, en önemlisi:
Önemli noktaları göster
Bir kişinin ruh sağlığına yansıyan dış görünüş.
Konuşma ve telaffuz, bir kişinin özgüvenini ve dolayısıyla sosyal hayatını büyük ölçüde etkiler.
Yiyecekleri çiğnemek ve dolayısıyla sadece çiğneme kolaylığı için değil, beden ve zihin için faydalı yiyecekleri seçme yeteneği.
İnsanlar dişlerini diş çürüğü, travma, kazalar, otoimmün hastalıklar, yüksek kan şekeri seviyeleri, tartar birikimi, diş eti iltihabı ve kemik erozyonu gibi birkaç nedenden dolayı kaybedebilirler. Bunlar arasında en yaygın olanı diş çürüğüdür. Birçok insan, zaman eksikliği, tedavi maliyetleri veya yanlış gittiğinde diş çekimlerinin kolay bir çözüm olduğu inancı nedeniyle diş hekimi ziyaretlerini ihmal eder. Tüm bu nedenlerden dolayı ve önlem almak her zaman tedaviden daha iyidir ilkesiyle, herkes diş çürüğünün nasıl oluştuğunu, nedenlerini ve mümkün olduğunca nasıl önlenebileceğini bilmelidir.
Diş çürüğü oluşabilmesi için üç faktöre ihtiyaç vardır: yiyecek, bakteri ve zaman.
Gerçekte, ağızdaki bakteriler konusunda yapabileceğimiz çok az şey var, ancak çabalarımızı zaman ve bakterilerin besinleri üzerine yoğunlaştırmalıyız.
Zaman faktörünü manipüle etmek için, diş hekimleri düzenli kontrolleri önerir. Bir hastanın her yıl kaç ziyaret yapması gerektiği, rehberlere uyum, çürük diş sayısı gibi faktörler ve diğer hususlar dikkate alınarak belirlenir. Ayrıca, özellikle yüksek şeker içeren yiyeceklerden sonra zaman faktörünü kontrol altına almak için hemen diş fırçalamak gerekir.
Diğer bakteriler gibi ağız bakterileri de şekerler ve şekerlere dönüşen karbonhidratlarla beslenir. Bu yüzden ebeveynler, çocuklarına diş çürüklerinden kaçınmak için tatlılardan uzak durmalarını öğütler. Ancak ağız bakterilerini besleyen yiyecekler sadece tatlılarla sınırlı değildir; meyveler, hamur işleri, ekmek, pirinç, makarna ve diğer sağlıklı yiyecekleri de içerir. Diş çürümesini önlemek için tüm bu yiyecek türlerinden uzak durmaya karar vermek praktikte mümkün değildir. Bu nedenle, hangi yiyeceklerin diş sağlığımızı en çok etkilediğini bilmek ve bunları nasıl yönetebileceğimizi bilmek önemlidir.
Bilimin ilerlemesiyle birlikte, yıllar içinde öneriler gelişmiş olsa da, temel kural hep tatlıların diş çürümesine neden olduğu olmuştur ve bu gerçek değişmemiştir. Ancak, bazı tatlılar diğerlerine göre diş sağlığını daha fazla etkiler. Yapışan yiyeceklerin, daha az şeker içerseler bile, en büyük çürük riskini sunduğu bulunmuştur. Çürüme üçgenini (bakteri, besin ve zaman) göz önüne aldığınızda bu tam anlamıyla mantıklıdır. Üçgen, yiyeceklerin dişlere yapışmasıyla tamamlanır, çünkü bu durum zaman faktörünü kuvvetlendirir ve bakterilere çalışma fırsatı verir.
Yiyeceklerin dişlere yapışması tek önemli faktör değildir; çiğneme sıklığı ve tekrarı da önemlidir. Birkaç yıl öncesine kadar beslenme uzmanları ve diş hekimleri arasında öğün sıklığı konusunda büyük bir anlaşmazlık vardı. Beslenme uzmanları genellikle fazla kilolu bireylere ana yemeği yemelerini ve ardından meyve veya atıştırmalık için beklemelerini tavsiye ediyordu. Öte yandan diş hekimleri, ana yemekten hemen sonra atıştırmalık veya tatlı yemenin daha iyi olduğunu, çünkü ağızda uzun süre gıda kalıntısı bulunmamasının ağız ve dişler için çok daha sağlıklı olduğunu öneriyordu. Bugün, aralıklı ve uzun süreli oruç tutmanın ve insülin dirençinin daha fazla araştırılmasıyla birlikte, hem diş hekimleri hem de beslenme uzmanları, öğünler arasında zaman aralıkları bırakmanın oral ve genel sağlık için faydalı olduğunu kabul eder.
Bilimsel araştırmalar, şeker alternatiflerinin kullanımının çürük oluşumunu gerçekten azaltabileceğini göstermiştir. En popüler alternatifler arasında sorbitol ve ksilitol bulunmaktadır. Bu çalışmaların yayılmasıyla birlikte bazı sakız üreticileri, ksilitolu bir şeker alternatifi olarak kullanmaya başlamış ve bunu diş sağlığı açısından daha iyi olarak tanıtmaktadır. Bu iddialar doğru olsa da, üç yaş altındaki çocuklar için potansiyel etkileri nedeniyle bu tür tatlandırıcılar önerilmez. Sağlıklı şeker alternatiflerinin kullanımının önündeki engellerden biri, bunların kamış veya pancar şekeri gibi şekerlere göre çok daha pahalı olmasıdır.
Sonuç olarak, her yemekten sonra dişleri fırçalamak, yiyecek parçacıklarını ve yedikten birkaç saat sonra meydana gelen plakı (bakteri dolu) gidermek için son derece önemlidir. Ağız hijyenini koruyarak, öğünleri aralıklı yaparak, özellikle dişlere yapışan şekerli yiyecekleri azaltarak ve yılda en az bir kez diş hekimini ziyaret ederek, diş çürüğü oranı kesinlikle azaltılabilir ve az çabayla ve düşük maliyetle daha sağlıklı dişler elde edilebilir.