Hepimiz "öf", "eh", "hani" ve "gibi" gibi dolgu kelimeler ve sesler kullanıyoruz. Ancak bu ifadeler ve gereksiz kelimeler aşırı kullanılmadıkça, genellikle onları gayri resmi sohbetlerde çok fark etmeyiz.
Önemli noktaları göster
Ancak iş yerinde durum farklıdır.
Toplantılarda, satış konuşmalarında ve sunumlarda net iletişim önemlidir. Konuşmanız bu tür ses duraklamalarıyla doluysa, hazırlıksız ve daha az profesyonel görünebilirsiniz.
İşte bu noktada biz devreye giriyoruz! Bu makalede, "öf" ve diğer dolgu kelimelerini kullanmayı bırakmak, topluluk önünde konuşma becerilerinizi geliştirmek ve daha profesyonel görünmek için en iyi ipuçlarını sizlerle paylaşacağız.
Sürekli doldurmak yerine sessizliği kabul edin. Çoğumuz konuşurken duraksamaları doldurmak için "öf", "eh" veya "hani" gibi dolgu kelimeleri kullanırız. Bunun yerine, sadece bir ya da iki saniye sessiz kalmayı deneyin. Bu zamanı düşüncelerinizi toparlamak ve bir sonraki ne söyleyeceğinizi planlamak için kullanın.
Bunu yapmayı alışkanlık haline getirmek zor olabilir, özellikle de başkalarının önünde konuşurken gergin hissediyorsanız, ancak bunu uygulamak ve tekrar tekrar denemek, zamanla doğal hale gelebilir.
Bir konudan diğerine sorunsuz geçmek için ne söyleyeceğinizi yazın. Ne söyleyeceğinizi planlamak, hızlıca bir şeyler uydurmanızı önler ve "öf" veya "eh" demekten kaçınmanızı sağlar. Ayrıca, düzgün geçişler izleyiciyi bağlı ve odaklı tutar. Kullanabileceğiniz bazı harika geçiş cümleleri şunlardır:
"Ve şimdi, ...'a geçelim."
"Şimdi ... hakkında konuşmak istiyorum."
"... hakkında konuşmaya geçelim..."
Uzun cümleler genellikle dolgu kelimelerine daha fazla güvenmenize yol açabilir. Genelde, bir konuşma veya sunumda her cümleyi 15 ila 20 kelime arasında tutmaya çalışın. Cümleleriniz ne kadar kısa olursa, konuşmanız o kadar net duyulur ve "öf" demekten kaçınmanıza yardımcı olur.
Ayrıca, kısa ve özlü cümleler izleyicinin dikkatini daha fazla çeker, bu da topluluk önünde konuşma için harika bir tekniktir.
Birisiyle doğrudan etkileşim kurduğunuzda "öf" demeniz daha az olasıdır. Konuşmanız sırasında seyircilerden birini seçip mümkün olduğunca uzun süre onunla göz teması kurmaya çalışın. Bu hile, düşüncelerinizi toplarken "öf" veya "eh" demekten kaçınmanıza yardımcı olabilir.
Online bir sunum yapıyorsanız, biriyle webcam aracılığıyla göz teması kurmayı deneyin.
Dinleyicilerden biriyle görsel etkileşim kurmak, kendinizi daha rahat hissetmenizi de sağlayabilir.
Dolgu kelimelerinizi ne sıklıkta kullandığınızı görmek için kendinizi kaydedin. Bu kelimeleri anında söylemenizin farkında olmayabilirsiniz, bu yüzden kayıt yapmanız yardımcı olabilir. Konuşmanızı dinleyin ve en çok dolgu kelimeleri kullandığınız belirli alanları not alın. Ardından, konuşmanın bu kısmında ne söyleyeceğinizi yazın, "öf", "gibi" veya "eh" demekten kaçının.
Kendinizi bir kez kaydedip dinledikten sonra, konuşmanızı ikinci bir kayıtta deneyin. Kendinizi dinleyin ve ilk ve ikinci denemeleriniz arasındaki farkları fark edin. Hemen bir gelişim göreceksiniz!
Sakin ve rahat olursanız, daha az dolgu kelimesi kullanırsınız. Topluluk önünde konuşmak stresli olabilir ve birçok insan konuşma veya sunum yapmadan önce kaygı hisseder. Sinirlerinizi sakinleştirmek için derin nefes alma egzersizleri yapın ve insanların algıları yerine konuşmanızın mesajına odaklanın.
Konuşurken, odadaki bir ya da birkaç kişiye odaklanmaya çalışın. Onlara doğrudan hitap etmek, dinleyiciyi bir bütün olarak düşünmekten kaçınmanıza yardımcı olabilir.
Konuşurken nefes aldığınızdan emin olun, bu size yavaşlayarak daha dikkatli olma imkanı tanır.