Önemli noktaları göster
Bir bakır nefesli çalgının mutlaka pirinçten yapılmış olması gerekmez. Borazan, trompet ya da trombon pirinçten yapılmış olabilir; ama bakır nefesli ailesindeki bazı çalgılar plastikten, fiberglastan, hatta ahşaptan da yapılabilir. Asıl kural daha basit ve daha tuhaftır: bakır nefesli çalgılar, çalıcı sesi nasıl başlatıyorsa ona göre tanımlanır.
Bu ses, dudakların fincan biçimli bir ağızlığa vızıldatılmasıyla başlar. Dudaklarınızı biraz sıkıp kaba bir “brrr” sesi çıkararak bunu trompet ağızlığına yönlendirdiyseniz, bir çalgıyı bakır nefesli ailesine sokan temel fiziksel hareketi yapmışsınız demektir. Müzik öğretmenleriyle akustik kaynakları da bunu açıkça söyler: bakır nefesli çalgılar, yapıldıkları metale göre değil, dudak titreşimine göre sınıflandırılır.
Dallas Symphony Orchestra’nın eğitim materyalleri bunu doğrudan açıklar: bakır nefesli çalgılarda çalıcı, çalgının içindeki havanın titreşmesini sağlamak için dudaklarını ağızlığa vızıldatır. Encyclopaedia Britannica da bakır nefesli ailesini aynı mekanizmayla tanımlar; çalıcının dudak titreşiminin hava sütununu harekete geçirdiğini belirtir. Malzeme, yapım ve tını rengi açısından önemlidir; ama aileyi belirleyen etiket değildir.
İşin sade hali şudur. Tahta nefesli çalgılarda ses farklı şekilde başlar. Flütte bir açıklığın üzerinden üflersiniz. Klarnet ya da saksafonda titreşen bir kamıştır. Trompet ya da tubada ise önce dudaklarınız titreşir, ağızlık da bu vızıltıyı alır.
| Çalgı | Sesi başlatan şey | Aile |
|---|---|---|
| Flüt | Bir açıklığın üzerinden üflenen hava | Tahta nefesli |
| Klarnet | Kamış titreşimi | Tahta nefesli |
| Saksafon | Kamış titreşimi | Tahta nefesli |
| Trompet ya da tuba | Dudakların ağızlığa vızıldatılması | Bakır nefesli |
Bu yüzden saksafon, genellikle pirinç renginde metalden yapılmış olsa da tahta nefeslidir. Çünkü kamış kullanır. Öğrenciler için satılan plastik bir trompetin hâlâ bakır nefesli sayılmasının nedeni de budur. Kural malzeme değildir; kural sesin nasıl üretildiğidir. Örnek de uyar, istisna da.
Geleneksel olarak ahşaptan yapılır; yine de çalıcı fincan biçimli bir ağızlığa dudaklarını vızıldattığı için bakır nefesli çalgılar arasında sınıflandırılır.
Plastik bir trompet de hâlâ bakır nefeslidir; çünkü ses, çalgının malzemesiyle değil, titreşen dudaklarla başlar.
Okullarda ya da yürüyüş bandolarında kullanılan modern plastik trombonlar da aynı nedenle bakır nefesli ailesinde kalır.
Bunu on saniye içinde kendiniz de test edebilirsiniz. Dudaklarınızı büzüp sanki trompet ağızlığı çalıyormuş gibi vızıldatın. Sonra bir şişenin ya da flüt açıklığının kenarından hafifçe üflediğinizi hayal edin. Bedeniniz, beyniniz bunları kategorilere ayırmadan önce bile farkı hisseder.
Siz de hiç “bakır nefesli”nin metalin kendisiyle ilgili olduğunu varsaydınız mı?
Bu karışıklığın kalıcı olmasının bir nedeni var. Okul bando odalarında bakır nefesli bölümü çoğu zaman parlak altın renkli çalgılarla doludur; tahta nefesliler de klarnet ve flüt gibi çalgılarla gelenek ve öğretim pratiğine göre gruplanır. Kısayol olarak bakıldığında bu yeterince işe yarar; ta ki bu kategorinin aslında ne anlama geldiğini sorana kadar.
Sonra küçük bir zihinsel düzeltme gelir. Bir ezgiden sonra trompet ağızlığı ahşap bir masaya hafifçe tınlayarak düşer; o anda gözünüze çarpan metal gövde değil, önemli olan şey olur. Önemli olan, ucundaki o küçük kaptır; bir an önce çalıcının dudaklarının onunla ne yaptığıdır. Aileyi bu şekilde duymaya başladığınızda, isim de daha anlamlı gelmeye başlar.
Bir çalgı pirinç renginde görünüyorsa ya da bakır nefesli bölümünde yer alıyorsa, onu bakır nefesli yapan şey de bu olmalıdır.
Eğitimcilerle başvuru kaynaklarının kullandığı genel kural, sesin nasıl üretildiğidir: titreşen dudakların bakır nefesli türü bir ağızlığa yönelmesi, o çalgıyı bakır nefesli ailesine yerleştirir.
Sınırda kalan örnekler vardır; insanlar neden karıştırıyor, bunu da onlar açıklar. Okul düzeyindeki anlatımlar çoğu zaman görünüşü, çalgı bölümlerini ve aile adlarını bir araya getirir; çünkü başlangıçta bunu öğretmek daha kolaydır. Bazı çalgılar da tarihsel olarak öyle köşelerde durur ki sınıflandırma, sınıf duvarlarındaki afişlerin düşündürdüğü kadar düzenli gelmez.
Ama müzik eğitimcileriyle başvuru kaynaklarının kullandığı genel kural değişmez: ses, çalıcının titreşen dudaklarıyla bakır nefesli türü bir ağızlığa yönelerek başlıyorsa, o çalgı bakır nefesli çalgılar arasında yer alır. Ses bir kamışla ya da bir kenarın üzerinden geçen hava akımıyla başlıyorsa, başka bir aileye girer.
Bu yüzden bir dahaki sefere biri bir üflemeli çalgıyı gösterip, “Pirinçten yapıldığı için bakır nefesli,” derse, bunu derse dönüştürmeden o fikri düzeltebilirsiniz. Bunun yerine şunu söyleyin: bakır nefesli çalgılar, çalıcı dudaklarını ağızlığa vızıldattığı için bakır nefeslidir.
Bu tek cümle, saksafon sorununu, plastik trompet sorununu ve ahşap alphorn sürprizini aynı anda çözer. Ayrıca bir çalıcı notayı başlatırken duyduğunuz şeyi kulağınızla daha iyi ayırt etmenizi de sağlar.
Şimdi bütün çalgı aileleri şemasını ezberlemeniz gerekmez. Sadece metali değil, dudakları hatırlayın; o zaman bir sonraki parça başlamadan bütün kategori yerli yerine oturur.