Bir Koalanın Uykulu Gününün Ardındaki Gizli Biyoloji

ADVERTISEMENT

Tembellik gibi görünen şey, aslında çok sıkı bir enerji yönetimidir; çünkü koala, işe yarar enerjiyi az sağlayan ve daha işlenmesi bile başlı başına çok emek isteyen bir besin kaynağıyla yaşar.

Önemli noktaları göster

  • Koalalar, ökaliptüs yapraklarının kullanılabilir enerji açısından çok sınırlı olması nedeniyle günde yaklaşık 18 ila 22 saat dinlenir ya da uyur.
  • Ana besin kaynakları düşük kalorili, yüksek lifli ve yavaş sindirilen yapraklardan oluşur; bu da elde edebildikleri enerji miktarını sınırlar.
  • Koalalar, lifli yaprakları birkaç gün boyunca parçalamaya yardımcı olan mikroorganizmaların bulunduğu büyük bir arka bağırsağa ve gelişmiş bir çekuma dayanır.
  • ADVERTISEMENT
  • Ökaliptüs yaprakları, koalaların etkisiz hâle getirmek zorunda olduğu fenolikler ve terpenler gibi savunma kimyasalları içerir; bu da ek enerji maliyeti yaratır.
  • Onların hareketsizliği, tembellik ya da isteksizlikten çok sıkı bir enerji yönetimi biçimidir.
  • Koalaların ökaliptüs yüzünden sersemlediği ya da kafasının güzel olduğu düşüncesi, koala uzmanları ve kurtarma kuruluşları tarafından reddedilen bir mittir.
  • Bir koalanın uzun süre hareketsiz kalması, en iyi şekilde, besin değeri düşük ve kimyasal olarak savunulan bir diyete verilmiş verimli bir hayatta kalma tepkisi olarak anlaşılır.

İşte bu yüzden bir koala günde yaklaşık 18 ila 22 saatini dinlenerek ya da uyuyarak geçirebilir. National Geographic bu aralığı aktarmıştı; Bill Ellis ile Stephen Krockenberger’in 2003 yılında yayımlanan araştırması da aynı temel sorunu daha yalın bir biyolojik dille ortaya koyuyordu: koalalar, okaliptüs yapraklarından elde edebildikleri enerjiyle ciddi biçimde sınırlanır.

Unsplash'ta Bob Walker tarafından çekilen fotoğraf

Eğer birinin “Öylece oturup duruyor” dediğini duyduysanız, doğru davranışı fark edip ona yanlış adı verdiğine tanık olmuşsunuzdur. O hareketsizlik boş değildir. Çok sıkı tutulmuş bir metabolik bütçenin gözle görülen kısmıdır.

ADVERTISEMENT

Neden bu kadar çok uyumak akıllıca bir seçimdir?

Önce hesap defterinden başlayalım. Koalalar yaprak yer ama insanların sandığı gibi genel, kolay anlamda yaprak değil. Beslenmeleri büyük ölçüde okaliptüse dayanır ve okaliptüsle yaşamak zordur.

Bu yapraklar düşük kalorilidir. İçerdikleri enerjinin büyük kısmı sert liflerin içinde kilitlidir. Bu yüzden koala; meyve, tohum, böcek ya da etle beslenen bir hayvanın yapabildiği gibi hızlı enerji elde edemez.

Sonra maliyetler üst üste biner. Düşük kalori. Yüksek lif. Yavaş sindirim. Sınırlı enerji. Kısıtlı hareket. Rakamları böyle alt alta koyduğunuzda, bir dalın üstünde sessizce duran hayvan artık edilgen değil, verimli görünmeye başlar.

Koalaların, lifli besini parçalamaya yardımcı olan mikropların bulunduğu büyük bir arka bağırsağı ve buna dâhil genişlemiş bir çekumu da vardır. Bu süreç zaman alır. Hayvan elde edebildiği enerjiyi çekip çıkarırken, besin sindirim sisteminde günlerce kalabilir.

ADVERTISEMENT

Her koala her gün aynı süre boyunca hareketsiz kalmaz. Yaş önemlidir. Sıcaklık, mevsim, üreme durumu ve hayvanın rahatsız edilip edilmediği de önem taşır. Ama genel örüntü değişmez: Yiyeceğiniz size az kazandırıyorsa, gereksiz harcamadan kaçınırsınız.

Şimdi durup bu düşünceyi kendiniz üzerinde sınayın: Tek besininiz lifli, düşük kalorili, hafif zehirli yapraklar olsaydı, hangi davranış tembellik değil akıllılık gibi görünürdü?

O keskin okaliptüs kokusu, bir koala için ferah bir koku değildir

Bize göre okaliptüs, insanların hemen fark ettiği o keskin, tıbbi kokuyu taşır. Bir koala içinse bu koku, her öğünden sonra başa çıkılması gereken kimyasal bileşiklere işaret eder.

İnsanların çoğu tam da bu noktayı gözden kaçırır. Okaliptüs yalnızca az enerji sunmaz. Aynı zamanda, ağacı yenilmekten korumaya yardımcı olan fenolikler ve terpenler gibi bitkisel kimyasallar da taşır. Koalalar bu yaprakları yiyebilir; çünkü bedenleri, özellikle karaciğerleri ve bağırsak mikroplarının yardımıyla, bu maddeleri etkisiz hâle getirecek biçimde uyum sağlamıştır.

ADVERTISEMENT

Ama uyum sağlamak, bedava bir öğün yemek demek değildir. Bu bileşikleri işlemek yine de enerjiye mal olur. Böylece hesap daha da sıkışır: Besin hem sindirimi zor, hem kaloriyi yavaş salıyor, hem de yenmesinin kendisi kimyasal açıdan masraflı oluyor.

Yaban hayatı kurtarma merkezlerinde her seferinde sorulan soru

Yıllardır ziyaretçiler korkuluğa yaslanıp bunun türlü çeşitlemelerini söylüyor: Neden öylece oturuyor? Buna verilecek yumuşak yanıt şu olur: “Öylece oturup durmak”, o hayvanın o öğleden sonra yapabileceği en başarılı şey olabilir.

İnsanlar bazen bir başka mite de başvurur; koalaların aslında okaliptüs yüzünden sersemlemiş olduğu söylenir. Australian Koala Foundation yıllardır bu fikre karşı çıkıyor. Koalalar yedikleri yüzünden kafası güzel değildir. Kötü besleyici, lifli ve kimyasal savunmaları olan bir diyeti sindirirken enerji tasarrufu yapıyorlardır.

ADVERTISEMENT

Bu ayrım önemlidir; çünkü davranışı ait olduğu yere, yani kişilik yargısına değil, hayatta kalma biyolojisine geri koyar. Bir koala canlı olmaya çalışırken başarısız olmuyordur. İsrafı önlüyordur.

Mekanizmayı bildiğinizde o hareketsizlik aslında ne anlatır?

Bağlantı zincirini bir kez gördünüz mü, hayvanı artık başka türlü okursunuz. Uzun dinlenme süreleri, düşük enerjili yapraklarla bağlantılıdır. Düşük enerjili yapraklar, kalorinin yavaş çıkarılması anlamına gelir. Bu yavaş çıkarma işi, lif için kurulmuş bir sindirim sisteminin içinde gerçekleşir. Aynı öğün, ayrıca etkisiz hâle getirilmesi gereken kimyasallar da getirir. Daha az hareket etmek, bütün bütçenin dengede kalmasına yardımcı olur.

Bunda yararlı bir alışkanlık vardır. Bir hayvan size hareketsiz göründüğünde, ona tembel demeden önce, bu davranışın hangi enerji sorununu çözüyor olabileceğini sorun.

ADVERTISEMENT

Koalalarda hareketsizlik çoğu zaman gizem değil, çözümdür.

SON HABERLER