2022 yılında yapılan bir araştırma, dünya genelindeki obez birey sayısının etkileyici bir rakam olan bir milyara ulaştığını ortaya koydu. Bu sayı, obeziteye sahip bireylerin görünümünden dolayı değil, aynı zamanda obeziteyle ilişkili diğer hastalıklar nedeniyle de endişe vericidir. Obezite ile ilişkili yedi büyük hastalık vardır: kalp hastalığı, felç, diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol, uyku apnesi ve artrit. Bu kadar da değil; depresyona yol açabilecek psikolojik sorunlar da bir sonuç olarak ortaya çıkmaktadır.
Önemli noktaları göster
Son zamanlarda kilo kaybı birçok kişi için bir saplantı haline gelmiştir. Pek çok kilo verdiren diyet ortaya çıkmış ve birçok diyet yapanın obez olmadığı, bazılarının ise normal kilonun sadece 2-3 kilo üzerinde olduğu görülmektedir. Bu saplantı, obezite ve bununla ilişkili kronik hastalıklar korkusundan kaynaklanmaktadır.
Obezitenin nedenleri üzerinde hala sorular var. Sadece sağlıksız diyetler, düzensiz egzersiz ya da bazı ilaçların ve diğer durumların yan etkileri gibi yaygın olarak anlaşılanlar mı? Örneğin, kortikosteroid tedavisi özellikle uzun süre yüksek dozlarda alındığında önemli kilo artışlarına neden olur. Yoksa bir kişinin zayıf ya da obez olmasında genler de mi rol oynar? Bu makale, zayıf genleri ve kilo kaybındaki rollerini araştırıyor.
Bazı kişilerin zayıf kalmasından sorumlu genler vardır, bunların en dikkat çekeni metabolik süreçlere yardımcı olan bir protein olan PPARGC1A genidir. Metabolizma, vücudunuzdaki enerji üretimi ve yakımına yönelik reaksiyonlardan ibarettir ve vücut büyüdükçe, işlevleri için gerekli olan enerji seviyesi artar.
Bazı obezite nedenlerinin kalıtsal olduğunu duymuşsunuzdur ve bu doğrudur. Ancak, zayıflığın da genlerden etkilendiğini duymak daha az yaygındır. Ne kadar çok yerse yesin asla kilo almayan bir arkadaşınız var mı? Eh, bu sadece yaşam tarzıyla değil, genetikle de ilgilidir.
Bir grup üzerinde, bazıları zayıf, bazıları obez ve bazıları normal kiloda inceleme yapıldı. Kilo vermek için belirli bir diyeti uygulamaları istendi ve diğer kilo verme aktivitelerine katılmadılar. Zamanla, zayıf bireylerin çalışmanın diyetini uygulayarak 5 kilo verdiği, obez bireylerin ise aynı diyetle aynı süre içinde sadece 2 kilo verdiği gözlemlendi.
Tüm katılımcıların DNA analizi, zayıf bireyler arasında kilo alımıyla ilgili genlerin az olduğunu, obez bireylerin örneklerinde ise obeziteyle ilgili genlerin daha yoğun olduğunu gösterdi. Son zamanlarda zayıflıkla ilişkilendirilen genler, zayıf bireylerde önemli ölçüde bulunurken, obez bireylerde bu genler önemli ölçüde daha azdı.
Çalışma, zayıf genlerin kilo vermede rol oynadığı sonucunu verirken, obeziteyle ilişkilendirilen diğer genlerin kilo alımına katkıda bulunduğunu belirledi.
Genlerin kontrol edilemez olduğunu ve az yemek yemelerine, sıkı diyetler uygulamalarına ve hatta fiziksel egzersiz yapmalarına rağmen obezite ile mücadele eden birini tanıyor olabileceğinizi unutmamak önemlidir.
Kesin cevap hayırdır. Zayıf genler sizi zayıf tutmada önemli bir rol oynarken, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite obezite ve buna bağlı durumları önlemede hayati önem taşır. Obez olmaya daha az eğilimli olabilirsiniz, ancak bu kilo alımına karşı bağışık olduğunuz anlamına gelmez. Bazı bireylerin çocukluk ve bazen gençlik dönemlerinde zayıf olduğunu, ancak ilerleyen yıllarda obez hale geldiklerini fark etmiş olabilirsiniz. Beslenme ve fiziksel aktiviteleri değiştikçe, kilo alımına maruz kalırlar.
Sonuç olarak, kilo vermede zorlandığınız için kendinizi veya başkalarını sert bir şekilde yargılamamanızı tavsiye ediyoruz, çünkü büyük çabalar göstermelerine rağmen birçok kişi bu mücadeleyi veriyor. Zayıf genlere sahip değilseniz, kilo vermek zor ve uzun bir mücadele olabilir, ancak yalnız değilsiniz; bu birçok kişinin karşılaştığı bir mücadeledir. Günlük yürüyüş gibi sağlıklı beslenme ve egzersizle birleştirerek rutininize bu ipuçlarını dahil etmeyi düşünebilirsiniz.
1- Gerçekçi bir haftalık kilo verme hedefi belirleyin ve bunu görünür bir yere yazın.
2- Aile üyesi, arkadaş veya meslektaş gibi biriyle kilo verme yolculuğunda bir partner sahibi olmak teşvik edici ve eğlenceli olabilir.
3- Egzersizi kademeli olarak artırın, başlangıçta aşırı davranışlardan kaçının ki pes etmeyesiniz. Başlangıçta 10-15 dakika yeterlidir.
4- Aile ve arkadaşlarınıza kilo verme planınızdan bahsedin, böylece sizi destekleyebilirler ve cezbetmekten kaçınabilirler.
5- Obezite ile mücadele eden diğerlerinin başarı hikayelerini takip edin, bunlar size kilo verme yolculuğunuzda ilham verebilir.
6- Son olarak, kilo vermeyi ödüllendirin, cilt bakım ürünü almak veya masaj yaptırmak gibi.