Şeker, tüm formlarında, sadece vücudunuza kilo eklemekle kalmaz. Araştırmalar, kardiyovasküler hastalıklar, tip 2 diyabet riskini artırdığını ve hatta bazı kanser türlerinin riskini artırabileceğini göstermektedir. Şeker bağımlılığı şaka değildir; beyin şekeri arzulamak üzere kendini yeniden ayarlayabilir ve yeterince tatlı şeyler almadığınızda yoksunluk belirtileriyle karşılaşabilirsiniz.
Önemli noktaları göster
"Doktorum Bana Yalan Söyledi" kitabının yazarı Dr. Ken Berry, "Şeker bağımlılığı, birçok insanı etkileyen ölçülebilir bir fizyolojik fenomen. Ne yazık ki, birçok doktor ve beslenme uzmanı varlığını reddediyor. Şeker bağımlılığı, birçok kişi için gerekli diyet iyileştirmelerini yapmayı inanılmaz derecede zorlaştırıyor. Çok fazla şeker tükettiğinizi gösteren işaretlere dikkat edin. İşte şeker alışkanlığınızın aslında bir bağımlılık olup olmadığını belirlemek için yollar.
Şeker bağımlısı olan bazı insanlar çok fazla tükettiklerinin farkındadır ama kesmek için yollar bulmak yerine, saklarlar. Dr. Berry, "Tatlılarla ilgili kendinize bahaneler uydurmak veya onlarla pazarlık yapmak, şeker bağımlılığının kesin bir işaretidir. Kimse dolabında brokoli saklamaz; eğer tatlıları saklıyor ya da gizlice yiyorsanız, şekere bağımlısınız demektir." der.
Büyük bir yemekten sonra doygunluk hissettiğiniz halde koca bir dilim pasta için yer bulduğunuzda, bağımlılığınızın ilk işareti, fiziksel olarak aç olmadığınızda şeker aramanızdır.
Şekere fazla yüklenildikten sonra, kan şekeri seviyeleriniz düşer çünkü insülin, şekere zarar gelmemesi için tüm şekeri hücrelerinize iter. Bu, bir şeker çökmesine ve artan isteklere yol açar. Bu gizli şeker kaynaklarına dikkat edin.
Tuzlu yiyeceklere karşı güçlü bir istek, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besinleri almadığını gösteren bir işarettir. Bu, şekerli yiyeceklere bağımlı olanlar arasında yaygındır çünkü bu kişiler genellikle gerekli besin maddelerinden yoksundur. Kendinizi düzenli olarak şekerli atıştırmalıklara kaptırıyorsanız, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu proteinleri ve sağlıklı yağları yeterince tüketmiyor olabilirsiniz. Tuzlu yiyecekleri arzulamak, vücudunuzun size şekere ara verip daha besleyici bir şeyler tüketmenizi söylediği bir yol olabilir.
Tersine, çok fazla tuzlu yiyecek tüketmek, size şekerli yiyeceklere veya basit karbonhidratlara yönelmeyi getirebilir. Anahtar, vücudunuzun işlevini ve gelişmesini sağlayacak mikro besinler ve makro besinler içeren, zengin besinler tüketmektir.
Şeker bağımlılığı, yiyeceklerden sonra ya da günün belirli saatlerinde şeker tüketmeye alıştığınız bir davranışsal bağımlılık olabileceği gibi kimyasal bir bağımlılık da olabilir. Bu nedenle, rutininizi bozduğunuzda, vücudunuz sıkıntı veya yoksunluk belirtileri gösterebilir. Şekeri aniden bırakmak, vücutta yoksunluk belirtilerini tetikleyebilir. Şeker bağımlılığının en yaygın belirtileri arasında baş ağrıları, halsizlik veya yorgunluk, yiyeceklere karşı yoğun istekler, kas ağrısı, mide bulantısı, gaz ve şişkinlik ve hatta uykusuzluk bulunmaktadır. Çoğu durumda, bu belirtiler 24 saat sonra şiddetlenir. Şekeri bırakmanın en iyi yolu, her seferinde biraz azaltarak yavaş yavaş olmaktır.
Ayrılıktan, üzgün bir filmden ya da kötü bir günden sonra canınız tatlı bir şeyler çekiyorsa, dikkat edin. Şeker bağımlılığının psikolojik belirtilerinden biri, hayatın stresleriyle ya da sıkıntılarıyla, ya da depresyon ya da anksiyete gibi diğer ruh sağlığı sorunlarıyla başa çıkmanın bir yolu olarak sürekli şekere yönelmektir. Bu tür duygusal rahatlama için şekere yönelmek kesinlikle sağlıklı değildir, çünkü bireylerin duygularını doğru şekilde hissetmesine ya da işlemden geçirmesine olanak tanımaz. Son yapılan bir araştırma, bunun ruh halini bile iyileştirmediğini önermektedir.
Eğer gece geç saatlerde benzin istasyonuna dondurma almak için özel geziler yapıyorsanız, önceliklerinizi daha yakından gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir. Bağımlılık Merkezi'ne göre, bu, şeker ihtiyacınızın kontrolden çıktığının açık bir işaretidir.
Herhangi bir yiyeceği yemekten suçluluk duymak, bir yeme bozukluğu işareti olabilir. Şeker alışkanlığınızdan utanıyorsanız, bunu doktorunuz veya terapistinizle konuşmak isteyebilirsiniz. Bir yeme bozukluğu olduğunuzu gösterebilecek bu sessiz işaretlere dikkat edin.