Aralıklı oruç, sağlık ve fitness dünyasında çok konuşulan bir konudur. Muhtemelen televizyon programlarında ya da sosyal medyada duymuşsunuzdur. Bu makalede, aralıklı orucun ne olduğunu, türlerini, faydalarını ve zorluklarını basitçe açıklayacağız. Basit ifadelerle, aralıklı oruç, günün belirli saatlerinde yemenin serbest olduğu ve belirli saatlerde yemek yemenin ve hatta opak içeceklerin kaçınıldığı bir düzen içermektedir.
Önemli noktaları göster
En popüler aralıklı oruç türü, 16 saat oruç tutup 8 saat yemek yemeğe izin vermektedir. Ancak bazı insanlar, özellikle kadınlar, 14 saat oruç tutmayı tercih ederken, diğerleri 18 saatlik daha uzun oruç sürelerini tercih edebilir. Gerçekte, saatler konusunda katı kurallar yoktur, çünkü vücut, süresinden bağımsız olarak oruçtan fayda sağlar. Aralıklı oruç altında bir diğer trend, 23 saat oruç tutup, bir saat içinde bir öğün yiyerek ardından oruca devam etmektir.
İlk olarak, büyüme hormonu seviyeleri dramatik bir şekilde yükselir ve normale göre beş katına çıkar, bu da yağ kaybında önemli ölçüde yardımcı olur.
İkincisi, oruç, kanda insülin seviyelerini azaltarak, insülin direncini de azaltır. Basitçe ifade edersek, şeker ve karbonhidratlar insülin salgısını uyarmaktadır. Bu tür yiyeceklerin aşırı tüketimi, insülin direncine yol açabilir ve bu da tip 2 diyabete neden olabilir. Dolayısıyla, aralıklı oruç dolaylı olarak tip 2 diyabeti önlemeye yardımcı olur.
Üçüncüsü, hücreler, gereksiz proteinleri temizleyerek oruç saatlerinde kendilerini onarmaya başlar.
Dördüncüsü, aralıklı oruç, yağ yakımından sorumlu hormonu (norepinefrin) tetikler. Tüm bu hormonal değişiklikler nedeniyle, araştırmalar, aralıklı oruç uygulayan bireylerin metabolizma hızının %4-14 arasında arttığını önermektedir.
Beşincisi, daha az saat yemek yendiği için, önemli ölçüde daha az kalori tüketilir.
Tüm bu nedenlerle, dünyadaki milyonlarca insan bu sistemi kilo kaybı için takip etmektedir.
Aralıklı oruç, kronik hastalıkların başlıca nedenlerinden biri olan iltihaplanmayı azaltır. Bazı çalışmalar, LDL kolesterol, trigliserid, diyabet ve insülin direncini düşürerek kalp sağlığını desteklediğini vurgulamıştır. Bazı çalışmalar ayrıca aralıklı orucun Alzheimer hastalığına direnmeye yardımcı olduğunu öne sürmektedir. Multiple skleroz hastaları için de faydalar gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Ayrıca, aralıklı oruç, yiyeceklerle olan ilişkiyi geliştirerek, kaygı, depresyon, sıkıntı veya öfke gibi duyguları yiyeceklere başvurmadan yönetmenin alternatif yollarını öğretmektedir. Bu nokta, duygusal yiyiciler için hayati önemdedir. Oruç, bu bireylere yemeği sadece açlıkla ilişkilendirmelerini ve yiyecekleri, Allah'ın bize sağlıklı kalmamız için verdiği bir nimet olarak görmelerini ve duyguları dışa vurmak için bir araç olmadığını göstermektedir. Bu farkındalık, bireylerin kendileriyle ve duygularıyla daha iyi bağlantı kurmalarına yardımcı olur ve bu da mental sağlıklarına olumlu şekilde yansır.
Bu konu, bilimsel çevrelerde önemli tartışmalara neden olmuştur ve bazı çalışmalar, aralıklı orucun kadınların üreme sağlığına zarar verebileceğini öne sürmektedir. Bazı kadınlar, aralıklı oruç sırasında adet döngülerinde değişiklikler yaşadıklarını bildirmiştir. Öte yandan, bazı çalışmalar, orucun kadınların doğurganlığına yardımcı olduğunu ve hormon seviyelerini, özellikle polikistik over sendromu olan kadınlar için düzenlediğini göstermiştir.
Açlık, aralıklı orucun temel zorluklarından biridir, özellikle başlangıçta. Bu his, sinirlilik ya da depresyona yol açabilir, ancak devam eden uygulama ile yavaş yavaş azalır. Bazı bireyler odaklanma güçlüğü yaşar, ancak bu semptom da zamanla iyileşir. Birçok kişinin yaşadığı sosyal izolasyon, aralıklı orucun bir diğer mental zorluğudur. Çoğu aile ve arkadaş toplantıları kafelerde, restoranlarda ya da evde yemeklerde gerçekleştiği için, aralıklı oruç takip eden bazı kişiler izole hissetmektedir. Bu sorun, önceden planlama ile kolayca çözülmekte olup, bireylerin oruç saatlerini sosyal etkinliklerden olabildiğince uzak zamanlara denk getirmeleri mümkündür.
Aralıklı oruç, benzersiz bir uygulamadır ve vücuda farklı şekillerde etki eder; bu nedenle, özellikle hamile kadınlar, diyabetikler, düşük kilolu bireyler, hamile kalmaya çalışan kadınlar, dengesiz kan basıncına sahip bireyler ve emziren kadınlar için bir doktora danışılmadan takip edilmemesi önerilir.
Dehidrasyonu önlemek için oruç saatlerinde bol miktarda su içilmesi tavsiye edilir. Ayrıca süt veya herhangi bir kalori içermeyen çay, kahve ve açık bitkisel içecekler içmeye de izin verilir. Özellikle kahve, açlığı bastırmaya yardımcı olur, ancak günde üç fincandan fazla içilmemesi tavsiye edilir.
Kilo kaybı, zaman alıcı bir süreçtir ve bir gecede gerçekleşmez. Bu sistemin avantajı esnekliğidir, çünkü çoğu diyet gibi belirli yiyecek kısıtlamaları getirmez. Ayrıca uyku saatlerini içerir ve gün içinde belirli oruç süresi gerektirmez. Örneğin, kahvaltıdan hoşlanmayan bazı insanlar akşam yemeği yiyebilir, oruca uyku ile başlayabilir ve orucu öğle yemeğine kadar devam ettirebilir. Bu arada, ailesiyle kahvaltı yapmaktan hoşlananlar, öğle yemeğinden sonra oruç tutup ertesi sabaha kadar kahvaltıyı tadabilirler.