Dilsiz kuğu aslında hiç de dilsiz değildir. Tehdit altında kaldığında tıslar, yakından nefesli puflamalar çıkarır; Cornell Lab of Ornithology’nin All About Birds kaynağının belirttiğine göre, bölgesini savunurken boğuk borazan çağrılarına bile başvurabilir.
Önemli noktaları göster
Bu ad, insanları yüzyıllardır yanıltıyor. Yoldan biraz geride durunca kuş gerçekten de sessizmiş gibi görünür; özellikle de sesleri uzaklara ulaşan ötüşleriyle tanınan ötücü ve trampetçi kuğuların yanında. Ama sessiz olmak, dilsiz olmak demek değildir.
Önce etikete inanırsanız, karşınızdaki kuşu kaçırırsınız. Dilsiz kuğu, sesi hiç çıkmayan bir kuş değil; sesleri çoğu zaman suya ve ailesine yakın kalan bir kuğudur.
Bu düzeltme, yalnızca bankta oturup edilen bir sohbetten ibaret değil. Cornell’in tür rehberi, dilsiz kuğuların dilsiz olmadığını açıkça söylüyor; tehdit altında kaldıklarında tısladıklarını ve burundan solur gibi sesler çıkardıklarını, bölgesel savunmada da boğuk borazan çağrıları yaptıklarını anlatıyor. Birds of the World tür hesabı da, kur yapma dâhil sosyal durumlarda çeşitli homurtu ve burundan gelen sesler çıkardıklarını belirtiyor.
Şimdi bunun gündelik hayatta nasıl işlediğine kulak verin. Bir köpekle, başka bir kuğuyla ya da fazla hevesli bir insanla karşı karşıya kalan kuğu sertçe tıslayabilir; boynu bükülür, öfkesi açıkça belli olur. Eşinin ya da yavrularının yanında ise sesler daha alçak ve daha yakındır: homurtular, burundan gelen sesler, uzağa gitmeyen ama kesinlikle var olan küçük nefesli puflamalar.
Bir de uçuş var. Dilsiz kuğu açık suyun üzerinden havalanırken, kanatları başınızın üstünden sessizce geçmez. Gümbürder. Audubon ve başka saha rehberleri de uzun zamandır bu türün kanat vuruşlarının belirgin biçimde duyulabildiğine dikkat çekiyor; bu da yaygın adının kulağa yanlış gelmesinin bir başka nedeni.
Meydan okununca tıslar, eşinin ya da yavrularının yanında homurdanır, yakında nefesli puflamalar çıkarır, uçuşta kanatları gümbürder. Bu, sessiz bir kuş değildir. Bu, insanların yanlış adlandırdığı bir kuştur.
Hiç gerçekten birinin sesini duyacak kadar yakınına gittiniz mi?
İşte hata tam da orada çöker. Uzaktan bakınca göl her şeyi düzleştirir, kuş da sanki kendi etiketinin içinde süzülür gider. Ama biraz yaklaşınca bir puflamadaki yumuşak hava itişini, iki yetişkin arasında paylaşılan alçak bir homurtuyu ya da bir kuş alçaktan ve hızlı geçerken suyun üstünde yuvarlanır gibi gelen ağır, ritmik kanat sesini duyabilirsiniz. Düzeltmeyi kulaklarınız kendiliğinden yapar.
Keşke daha fazla insanın anladığı kısım da tam olarak bu. Ad, dilsiz kuğuların ötücü ya da trampetçi kuğular kadar uzağa taşınan sesler çıkarmamasından dolayı yerleşti. Doğru düzeltme “her zaman gürültücüdür” değil. Sadece “sessiz değildir” demektir.
Yavrularıyla birlikte olan bir yetişkini izleyin; mesele daha kolay anlaşılır. Bir aile grubunun çevresinde iletişimin büyük bölümü düşük ses düzeyinde kalır: küçük homurtular, hafif burundan gelen sesler, aradaki mesafe daraldığında, kuşlardan biri hafifçe huzursuzlandığında ya da bir yetişkin ortalığı ayağa kaldırmadan düzeni sağladığında çıkan ufak nefesli puflamalar.
İnsanların bunu kaçırmasının nedeni de bu. Güçlü bir borazan sesi bekliyorlar, onu duymayınca da eski adın doğru olması gerektiğini sanıyorlar. Oysa kuğuların birçok sesi bütün göl için değil, yakındaki kuşlar için çıkar.
Bir sonraki yürüyüşünüzde basit bir saha testi yapmak isterseniz şunu deneyin. Dilsiz kuğu kıyıya yakın geçerken ya da ailesinin etrafında hareket ederken yarım dakika konuşmayı bırakın; nefesli puflamaları ya da alçak homurtuları dinleyin. Eğer biri havalanırsa, açık su üzerindeki kanat gümbürtüsüne kulak verin.
Tabelaya güvenmeden önce kulaklarınıza güvenin: puflamaları, homurtuları, tıslamayı ve uçuştaki kanat gümbürtüsünü dikkatle dinleyin; o zaman bir dilsiz kuğuya bir daha asla sessiz demezsiniz.