Çoğu insan, jet ski’nin suyun üzerinde bir pervane yardımıyla hızla ilerlediğini düşünür. Aslında öyle değil. Gerçek sistem daha basit ve biraz daha ilginç: makine suyu içine çeker, gövdenin içinde hızlandırır ve sonra kendini ileri itmek için dışarı atar.
Önemli noktaları göster
Universal Technical Institute'un kişisel deniz taşıtları genel bakışında ilk bölüm açıkça belirtilmiştir: bu makineler dış pervane kullanmaz. Günlük dilde, bu, birçok teknede gördüğünüz gibi su dışında dönen bir bıçağın bulunmadığı anlamına gelir.
Altını inceleyelim. Araç suyun üzerinde dururken, altında genellikle ızgarayla korunan bir giriş açığı vardır. Su buradan girer.
Sonra motor, pompa muhafazası içinde bir iç çarkı döndürür. İmpeller, kavisli bıçakları olan bir rotordur; dolayısıyla, evet, bir pervaneye benzese de, suyun açık kısmına maruz kalmadan, makinenin jet pompasının içinde kapatılmış olarak çalışır.
Buradan itibaren hareket hızlanır. Su ızgaradan girer, dönen impeller tarafından hızlandırılır, pompa basıncı artırır ve sistem o akışı arka taraftaki bir memeden dışarıya zorlar.
Arka jet işin bütün sırrıdır. Newton'un üçüncü yasası, pek heyecan verici olmasa da harika bir kısmını oluşturur: Su kütlesini geriye doğru itin, ve araç ileri doğru itilir.
Küçük bir kendi kendine test yapmak isterseniz, şunu deneyin: maruz kalmış bir pervane yoksa, su nereden girip çıkabilir? Yanıt, suyun gövdenin aşağısından ve içinden girip arka taraftan konsantre bir akış olarak çıkması gerektiği şeklindedir.
Yukarıdan bakıldığında makine, suyun üzerinde bir bıçak gizlice suyu kesip, parçalayıp ilerliyormuş gibi görünebilir.
Pervane yok.
His gerçeği ele verir. Gazı açtığınızda önce motor devri gelir, ardından kollarınıza ve direksiyon çubuğuna biraz gecikmeli bir çekme hissi oluşur, pompa güçlenir ve daha güçlü bir su akışı atar. Bu, açık suda hemen bir ısırık alan maruz pervane zihinsel görüntüsüyle aynı değildir.
Bu detay, direksiyon için de önemlidir. Direksiyon çubuğu, bir pervaneyi döndüren alttaki üniteden ziyade arka nozulu hedefler, bu da su jetini yönlendirir, böylece aracın rotasını değiştirir.
Yani döndüğünüzde, aslında akışı döndürüyorsunuz. İnsanların genelde hatırladığı şaşırtıcı nokta budur: yönlendirme, maruz kalan bir pervane sistemini döndürmekle değil, itme yönünü değiştirmekle gerçekleşir.
Muhtemel itiraz adildir: İmpeller aslında bir pervane değil mi? Yüzeysel bir sohbet için yeterince benzer olabilir, ancak makinenin nasıl çalıştığı açısından yeterince benzer değildir.
Bir tekne pervanesi genellikle gövde dışında açıkta kalır ve suyun içinde dönerek itme sağlar. Bir jet ski'nin impelleri ise bir jet pompasının içinde bir muhafazaya oturur. Bu muhafaza suyu kontrol eder, hızlandırır ve bir memesinden geçirerek gönderir; bu yüzden araç, pervane hareketiyle değil, jet itişiyle tasvir edilir.
Bu farklılık, zihninizdeki resmi değiştirir. Bir sistem suyun içinde açık şekilde dönen bir vida sahibi iken diğeri, hızlı bir akış oluşturup geriye atan bir iç pompa barındırır.
Sıradan makineler, gücünün gerçekten nereden geldiğini bildiğinizde çok daha ilginç hale gelir. Jet ski, belirsizce hızlı bir şey olmaktan çıkıp, bellekten açıklayabileceğiniz şirin küçük bir su pompası haline gelir.
Bir dahaki sefere gördüğünüzde, zihinsel yüzeyin altına inin: girişten su alınır, pompada impeller tarafından hızlandırılır, memeden dışarı püskürtülür, sonra yönlendirilir. Bunu bildiğinizde, gerçek sırra vakıf olmuş olursunuz, sadece oluşan sıçramayı izlemek yerine.